2012 yılının edebiyatımız için önde gelen olayı nedir diye sorsanız, öykü sanatımızın yeni atılımlarla daha da zenginleşme yolunda bir yıl geçirmesidir, derdim.

90’lardaki patlama, sanki yeni bir ivmeyle sürüyor. Bu kuşağın öncüsü Cemil Kavukçu, öykü türüne bağlılığını bu yıl yayımlanan yeni kitabı Aynadaki Zaman (Can Yayınları) ile bir kez daha gösterdi. Kavukçu, yeni kitabında gerçeğin sınırlarını zorlayan bir geniş alana taşıdı öykü dünyasını.

Bu yıl genç kuşağın değerli öykücülerinden İnan Çetinyönetiminde yayın hayatına başlayan Sarnıç öykü dergisi de kasım sayısında Cemil Kavukçu’nun yeni kitabını odağa alıp inceliyor.

Birgül Oğuz’un Hah’ı (Metis Yayınları), kusursuz öykü yapısıyla, son derece yetenekli bir yazarla karşı karşıya olduğumuzu söylüyor. İlhan Durusel’in Gül Öksüren Melek’i (Yapı Kredi Yayınları), Ahmet Büke’nin Cazibe İstasyonu (Can Yayınları), Bora Abdo’nun Öteki Kışın Kitabı (Alakarga Yayınları), Şule Gürbüz’ün Coşkuyla Ölmek’i (İletişim Yayınları), okurlarını karşılaşacakları zenginlikle çarpacak, coşturacak yapıtlar.

Bir de edebiyatın vazgeçilemeyen hastalığı olan“oyuncu yazarlığı” öne çıkaranlar var. 2012 bu türden kitapların da bol görüldüğü, dahası çeşitli yayın organlarında övgülere boğulduğu bir yıl oldu. Laf kalabalığını, söz cambazlığını yazarlık sanıp başkaca bir özelliği bulunmayan yapıtlar da “öykücülüğümüzde yeni bir soluk” olarak sunuldu.

İlk gazetemiz Cumhuriyet’le başlamıştı; bugün neredeyse bütün gazetelerin kitap ekleri var. Çoğu da ilan verenlerin açık ya da örtülü yönlendirmesi altında.

Nereden biliyorsun diyeceksiniz. Ben de size okuduklarımdan diyeceğim. Bu dergilerin kaçında gerçek bir edebiyat eleştirisi, hele hele tartışma yazısına rastlıyorsunuz? Hep övgü, hep övgü… Eleştirilecek, üzerinde tartışılacak hiçbir şey yok sanki. Daha geçen hafta bir yazar arkadaşımız, ünlü bir yazarımızın yeni yayımlanan romanına ilişkin yazdığı eleştiri yazısının bir gazetenin kitap ekinden geri çevrildiğini internette duyurdu. Bütün yeni yapıtlar çok güzel, harika olmalı! O zaman neden yayımlanıyor bu dergiler? Yalnızca ilan ve yayınevlerinin basın duyuruları için mi?

Yıl içinde yayımlanan öykü kitapları da bu yazgıya ortak oldu ne yazık ki. Ben yukarıda etkilendiğim, beğenerek okuduğum öykü kitaplarını andım. Birileri de çıkıp şu şu nedenlerle yanılıyorsun; şunlar şu nedenlerle daha iyi, dese de tartışsak. Okurlar da bu tartışmalardan yararlansa, güzele ve iyiye ulaşmak daha kolaylaşsa.

 

Turgay Fişekçi, Cumhuriyet Gazetesi, 28 Kasım 2012

Share →
Set your Twitter account name in your settings to use the TwitterBar Section.