SamSam, maceralarının anlatıldığı kitapların girişinde şöyle tanıtılıyor: “SamSam, bütün küçük erkek çocukları gibi, süper arkadaşları olan ve okula gitmeyi her zaman canı çekmeyen bir çocuktur.” Bütün erkek çocuklar gibi demesine bakmayın siz, aslında kız çocuklarının da ‘süper arkadaşları’ olabilir ve onlar da zaman zaman okula gitmek istemezler… Yani, SamSam’ın maceraları yalnızca erkek çocukların değil, kızların da ilgisini çekecektir mutlaka… Nasıl çekmez, olağanüstü güçleri olan, uçabilen, çok uzaklarda olanları görüp işitebilen böyle bir kozmik kahramanın kim bilir ne kadar renklidir maceraları… Üstelik SamSam’ın en az kendisi kadar ilgi çekici arkadaşları da vardır. Bunlardan biri Çerçöpçü ismini taşır sözgelimi. Adı üstünde çerçöp merakı vardır Çerçöpçü’nün. Temizlikten pek hoşlanmaz. Titiz annelerin korkulu rüyası gibidir âdeta. SamSam hakkında bilgilendirici giriş paragrafında, “üstesinden gelemeyeceği iş yoktur” diye yazanlar haklı. SamSam çöp sevdasıyla tanınan Çerçöpçü’yü, titiz birine dönüştürmek için uğraşırken arkadaşı bir tesadüf eseri gerçekten de tam zıddına dönüşür. Buraya kadar olanlarda SamSam’ın başarısından söz edilemez belki ama çok sevdiği arkadaşı birdenbire olduk olmadık her toz zerreciğinden huylanan biri haline gelince işler değişir. SamSam, arkadaşını olduğu gibi sevdiğini anlar. Üstelik oturduğu her sandalyenin, dokunduğu her nesnenin önce tozunu alan biriyle oynamak tam bir azaptır! İşte SamSam’ın ilk macera kitabı Çerçöpçü Titiz Oluyor’un öyküsü bu.
SamSam’ın düşünme biçimi dikkat çekici. Arkadaşının nasıl olup da bir titizlik şampiyonuna dönüştüğünü düşünüp, tekrar eski haline döndürmenin çaresini buluyor. Öyle ya Çerçöpçü kafayı çarpıp böyle olmuştu, şimdi yeniden bir darbe alırsa… Ne mantık ama! Gülmeyin, gerçekten işe yarıyor. Nihayet Çerçöpçü yine bildiğimiz Çerçöpçü oluyor da, bizim canciğer kuzu sarması dostlar eski mutlu günlerine geri dönüyorlar…

Haydi marş marş!
Gerçekten eğlenceli maceraları var bu SamSam’ın. Bir o kadar da heyecan verici. Mesela, Marş’a Yolculuk… Size bir sır, Marş bizim bildiğimiz Mars. Ama Marş’ın hükümdarı s’leri söyleyemediği için s’li konuşmayı yasaklamış. Kitapta bir bilgi yok ama, gezegenin adını da sırf bu yüzden değiştirmiş olması işten bile değil. Neyse, biz esas konumuza dönelim. SamSam’ın ilgi çekici arkadaşlarından biri de Küçük Sebze. Bu maceranın başrolünde o var. Küçük Sebze aslında bir Marşlı. Ailesiyle birlikte bir diktatör tarafından yönetilen Marş gezegeninden kaçmışlar. Fakat bizim Küçük Sebze, kendini gurbette hissediyor, kendi topraklarına hasret. SamSam durur mu, imdadına yetişiyor, hadi diyor gidip bir bakalım sizin oralara! Ah, olacak iş mi! Ya I. Marşbey’in (S’leri söyleyemeyen hükümdar) eline düşerlerse? SamSam gözü kara, atlıyorlar Samuçandairelerine, ver elini Marş. (Ya da haydi marş marş!) Maceranın geri kalanını anlatıp suyunu çıkartmayayım… Ama gerçekten heyecan verici bir hikâye olduğunu bir kez daha belirteyim…
Üçüncü kitabın ismi, Doğum Günü Partisi. İlk iki kitaptaki ‘süper arkadaşlar’ bu kitapta buluşuyor. Çünkü doğum günleri aynı güne rastlıyor. Bakalım bizim SamSam ne yapacak? Her iki partiye de gitmeye karar verdiğine göre bir bildiği olmalı. Yoksa aynı anda iki yerde olabilme yeteneğine de mi sahip bizim kozmik kahramanımız? Dördüncü macera ise Ya Çocuklarını Değiştirirlerse? Bu kitabın sürprizli konusu sürpriziyle kalsın.
Bu arada SamSam’ın hangi gezegende yaşadığını bilmiyoruz. Ama Dünyalıya pek benzemiyor. Bir kere sizin bizim gibi insanlarda rastlanmayan tarzda kulakları var, böyle tepeye doğru yükselen. Son bir not, SamSam’ın macera kitaplarında resimleri de seveceğinizi sanıyorum. Hem tiplemeler, hem atmosfer çok iyi yansıtılmış. Ayrıca kullanılan renkler ve binaların, iç mekânların ve kentin çizimleri oldukça yaratıcı ve incelemeye değer. SamSam’a sevinerek hoş geldin diyorum, hem de bir ‘kız çocuğu‘ olarak…

Radikal Kitap, 25.06.2010

Share →
Set your Twitter account name in your settings to use the TwitterBar Section.