Bu ay, çiçeği burnunda okurlar için Giuliana Fanti ve Julio Cortázar’dan iki kitap geliyor. Okul öncesi çağdakiler için iki sıradışı yazardan sıradışı iki öykü. Yetişkinlerin de bu kitapların sayfalarını çevirmesinde fayda var!

 Kabadayıları hiç sevmem… Ama iyi yürekli olanlarına saygım sonsuz. Hele söz konusu olan, farelerle dost bir kediyse saygım ikiye katlanır. Bu durumda yapılacak tek şey vardır: Şapka çıkartmak!
Kabadayı Kedi Cako ve Çevreci Fareler’de tanıştığım işte böyle bir kedi. Cako tam bir sokak serserisi.
Diğer sokak kedileriyle kurdukları bir müzik grupları var. Kızları tavlamanın yolunu böyle bulmuş Cako. Çaldığı müzik aleti de az buz bir şey değil hani; saksafon! Bizim Cako, adı gibi caka satmayı seven bir kedi. Bende yarattığı izlenim bu en azından. Yine de hakkını teslim etmek lazım. Harbi delikanlı. Arkadaş dedin mi akan sular duruyor. Örnek isterseniz: Evinde pineklediği bir gün arkadaşı Lolo baskın yapıyor ve şehrin dışındaki bir kırsal bölgeye gitmeye razı ediyor Cako’yu. Sıcağın verdiği tüm miskinliğine rağmen Lolo’yu kıramıyor Cako. Düşüyorlar yollara… Cako ve Lolo’nun ellerini birbirinin omzuna atmış yürüyen görüntüsünü görmelisiniz! Kuyruklarıyla bile sarmaş dolaş olmuş bu iki kedinin arkadaşlığına imrenmemek elde değil.

ŞEHİR EFSANESİ YIKILIYOR
Ama esas şaşırtıcı olan başka bir şey. Hani kediler ile farelerin düşman olduğuna dair şu şehir efsanesi vardır ya. Bu kitap bunu yerle bir ediyor! Nasıl mı? İşte maceranın devamı:
Cako ve Lolo’nun karşısına çevreci farelere ait bir çiftlik çıkıyor! İki dostumuzun farelere saldırmasını beklersiniz değil mi? Ama öyle olmuyor… Doğanın korunması, çevrecilik gibi konuların yabancısı kabadayılarımız, tüm görmemişlikleriyle kendilerini göle atıp yıkanıyorlar, dişlerini fırçalıyorlar, şampuanla tüylerini köpürtüyorlar, bahçedeki domatesleri, marulları yoluyorlar… Anlayacağınız, tam bir açgözlülükle doğayı talan ediyorlar! Şehirli Cako ile Lolo, köylü ve çevreci farelerimizin dehşet içindeki bakışlarını neden sonra fark ediyorlar! Ve o an kabadayı ama iyi yürekli kedilerimiz yarattıkları manzaranın korkunçluğu karşısında utanç içinde kalarak durumu telafi etmeye çalışıyorlar. Ah o ne çalışkanlık! Mahalle arkadaşları görse gözleri yaşarırdı herhalde! Cako ve Lolo, farelerle el ele verip ortalığı temizliyor ve eski haline getiriyorlar…
Burada kahraman farelerimizin isimlerini de analım ki
isimsiz birer kahraman olarak kalmasınlar (hem belki biz insanlara da biraz örnek olurlar): Ekim işi ile ilgilenen Tohumcan, ekilecek en iyi tohumları seçen Fikircin, atıkları toplayan Ekobıyık, suyu filtre eden Şekerfare, grubun en bilgilisi Yaşlı Okurfokur…
Kabadayı Kedi Cako ve Çevreci Fareler’de arkadaşlık, şehirli ile köylü arasındaki farklara rağmen çevre için kurdukları dayanışma, doğa sevgisi gibi temalar çok keyifli bir üslup ile anlatılıyor. Çizimler de son derece yaratıcı ve gerçekçi! Kedi Cako’nun odasının resmedildiği kısmı isterseniz atlayın, çünkü gerçekten çok dağınık!

BORULARDA GEZEN AYICIK
Hayykitap’ın okul öncesi bir diğer resimli öyküsü de Kabadayı Ca-ko’nunki kadar etkileyici: Borulardaki Ayı.
Bir vosvosa kaç fil sığar bilmecesi eskidi artık! Şimdi düşünün bakalım mutfak ve banyo borularına, apartmanların dışından geçen su borularına bir ayı nasıl sığar? Bence mantıklı açıklamaları bir kenara bırakın da Arjantin’in büyük yazarı Julio Cortázar’ın borularda gezen ayısına kulak verin. Çünkü bu ayı aynı zamanda şair bir ayı! Ayıdan şair olur mu demeyin, ayıların da duyguları vardır! Zaman zaman bizi uykumuzdan uyandıran sesler gelir hani boruların içinden. Ertesi gün şikâyet edeceğimizi söyler ve homurdana homurdana uykuya dalarız. Anneler, bacadan homurtular duyup mutfaktan seslenirler kocalarına; “Kaç kez söyledim iyi çekmiyor bu baca, bir tamirci çağır!” İşte aslında tüm bunların tek bir sorumlusu vardır, o da borularda gezen ayıdır. Ama buradan anlatmakla olmaz, ben derim ki siz bu kırmızı renkli ayının resimlerine baka baka ondan dinleyin hikâyesini. Hem Cortázar’la bu erken tanışma çocuğunuzu iyi bir edebiyat okuru, hatta bir edebiyatçı yapabilir.
Söylemeden geçemeyeceğim, kafiyeli, uyaklı anlatımıyla çocukların dünyasını renklendireceğe benzer bu ayı. Size de çocuklarınızla kafiyeli konuşma oyunu oynamak için ilham olur belki, ne dersiniz?

İyi Kitap Dergisi

Share →
Set your Twitter account name in your settings to use the TwitterBar Section.